|
" Nice kişiler vardır ki .Onları nebir ticaret nede alış veriş Allah'ı anmaktan namaz kılmaktan zekat vermekten alı koymaz ..Onlar kalplerin ve gözlerin allak bullak olacağı o günden korkarlar.."( Nur süresi 37) Yüreğine iyi bak a.e.o dua ile arkadaşım
May 4
|
|
|
................wrote:
Arzumun peşinde pervane oldum
Bezdim yine bulamadım arzumu Eşsiz ceylan gibi çöllerde kaldım Tezdim yine bulamadım arzumu Nere gidem bu belalı baş ile Dünya sele gider gözüm yaş ile Aşk düğmesin tırnak ile diş ile Çözdüm yine bulamadım arzumu Reyhaniyim bulamadım yerimi Her dertten örnek var aç defterimi Aşk yüzünden, nesim gibi derimi Yüzdüm yine bulamadım arzumu MUSTAFA YILDIZDOĞAN:.. ================================== Hayırlı akşamlar..selam ve dua ile.....A.E.O......
Apr. 28
|
|
|
................wrote:
=======KISSADAN HİSSE=======
papazın biri yeni atandığı yerde ...evinden çıkıp kiliseye gitmek için yola koyulmuş....fakat çevreyi tam bilemediği için yolunu şaşırmış ....kiliseye bir türlu ulaşamıyo..ordan geçen bir müslüman gence....kilisenin yerini sorar...gençte adres tarif etmekten se onunla beraber gitmeye karar vermiş ...daha yardımı etkili olur diye...rahib teşekkür etmiş ...tam genç ayrılırken ...gencin kolunu tutar ve...evlat gel sana cennetin yolunu göstereyim demiş....tabi bunun üstüne bizim genç şöyle bir durmuş..... -------Baba ...sen daha kilisenin yolunu bulamadın...bana cennetin yolunu nasıl göstereceksin... ================================================= rabbim bizi doğru yolundan ayırmasın inş..... MUHABBETLE.....SELAM VE DUA İLE......A.E.O.....
Apr. 25
|
|
|
................wrote:
Ağlamak AŞK için ağlar örmektir,
DİKEN’ler İÇ’inde GÜL’ü görmektir. AŞIK-lık CÂNÂN’a CAN-ın vermektir, VAR-lığa neden ne AŞK’tan ziyade. DÜŞ’teki İNSAN’a DÜŞ değil HAYY-at, Hep BAHAR ya da hep KIŞ değil hayat. AŞK’ın gözü kördür, diyene inat, Gördüğüm var mıdır AŞK’tan ziyade. GECE’nin İÇ’inde SABAH’lar saklı, AŞK’ı anlayamaz insanın aklı, YÂR’e GÖNÜL veren, ÖZ’ünde HAK-lı, HAK nerde bulunur, AŞK’tan ziyade. Leyla mı düşürdü Mecnun’u çöle, MEVLA’nın YOL’unda sefâdır çile, Mirac’ta Muhammed (sav), Cebrail ile, ÇİZGİ’yi geçen kim, AŞK’tan ziyade. HAYY ile hayatta, HAYR-ET’ te insan, Ya HAYR’a ya ŞERR’e gayrette insan, SÛR’a dek SIRR’ına SÛRET’ te insan, SÎRET’in bilemez AŞK’tan ziyade. Doğumdan ölüme AŞK hikâyesi, “ÖLMEDEN ÖLMEK” tir AŞK’ın gayesi. NEYZEN’siz duyulur mu NEY’in sesi, NEYZEN’in kim olur, AŞK’tan ziyade. KAL; SÖZ’dür, KALEM’den tüm KELİME’ler, KUL; “DE” KELÂM’ı… O, DİL-inle DİL-er. KALB’indeki SÖZ’ler KİM’den geldiler, KELÂMULLAH ne ki AŞK’tan ziyade… İKİ GÖNÜL BİR-se, samanlık SEYR-AN, GÖNÜL-ler BİR-likte, KİM KİM’e HAYR-AN, DİRİ-den DİRİ-ye akmakta CERY-AN, CAN nedir DİRİ’de AŞK’tan ziyade. YAR-amaz YAR-ama YÂR’dan başkası, AŞIK’a LÛTUF’tur ellere YAS’ı, AŞIK KİM, MAŞUK KİM VUSLAT sonrası, EL-AN ne OL-AN ne AŞK’tan ziyade. YÂR AN-ar yüreğin yangını YÂR’dan, YÂR ile KIŞ YEĞ’dir, YÂR’sız BAHAR’dan, YÂR-in bilmeyene NUR farksız NAR’dan, NAR’ı NUR eden ne AŞK’tan ziyade. ÇAMUR'dan BİR zerre İNSAN HAKK'a KUL, HAKK'ın MURADI ne, O'nu ara bul, HAKK'tan HAKK'la, HAKK'tır, HAKK'a giden YOL, Kendinden KENDİNE, AŞK'tan ziyade. Her yanı sarınca, kor alevleri, AŞK'ına KÂBE'dir, GÖNÜL EVLERİ, KOR'a karşı koymak, KÜL'ün hüneri, KUL'u KÜL eden ne AŞK'tan ziyade. Hayat kışkırtıcı bir kış öyküsü, GÖRÜNMEZ’in görün-TÜLÜ ÖRTÜ’sü, HAYÂL VAR mı VAR olsun görüntüsü, O VAR ÖZ’de GÖZ’de AŞK’tan ziyade. Ne dünde gizlidir ne de yarında, YÂR GÖNÜL-lerin en bahti-YÂR-ında, YETİM YÜREĞİ’nde, ÖKSÜZ BAĞRI’ında, CAN’da CENNET mi VAR, AŞK’tan ziyade Güzellik EŞYA’da güz güneşidir, LEŞ’i güzel gören kuzgun eşidir. NASİP’tir, KISMET’tir, YAZGI işidir, YAZAN-YAZDIRAN KİM AŞK’tan ziyade Karanlıkta AK-KAR bile karadır, YÂR-sızlık karanlık, onmaz yaradır, “YÂR “ diyen YOLCU’nun YOL’u NUR’adır, YOL’u NUR’u nedir AŞK’tan ziyade. Her ŞEY’i KENDİNE perde eyledi, PERDE’de kaldı KUL, ne’tti, neyledi, Kuluna KELÂM’ın KİM’le söyledi, BİLEN,BULAN,OL-AN AŞK’tan ziyade selam ve dua ile....
Apr. 16
|
|
|
................wrote:
buzlu saçaklardan düşüyorum orta yerine insafsız tenhalıkların...
sen ben de mürteciyken..., acıdır, büzgü büzgü sarmalar bağrı.. yüreğim ki, karia.. bir yanılgı ki, deprem.., yerle bir etti aşkın doruklarını... kelimelerim karaya vurmuş bir kere.. yolu yok yutmanın... yolu yok unutmanın.. bir vurgun benim ki.. kanadı meksur bir lâle belki.. söze çiğ vurmadan.., benliğini çalmadan.., hükmünü kaldırmadan... unutarak her şeyi.. unutmayarak hiç bir şeyi.. anıtlar dikerek beled-i yamanın göbeğine... bir savaşçı edasıyla kılıç sallayarak varakların üzerinde.. kayıtlara geçecek bir cinayet haberi gibi.. uzaktan gül, yakından kan kokan... ben ki kırgınım, değmesin ahıma kimseler.. yüreğimin bir ucundan diğer ucuna hicretteyim şimdi... zulmedildi aşka!... yerim yok bu diyarlarda.. yerim yok ihanet kokan ücralarda... kaç kere geçtim sabahlara kapan kuran gecelerin içinden... ben hep boz bulanık.. ben hep gamgüzar.. ben hep ebr-i teessür.. sen! hep külli muhayyel... bilmiyorsun... müntehir bir aşk uğruna feda ettiğimi kendimi... tıpkı.., ipek böceği gibi... kalbine ipek sundum.. kalbime kara vurdum.. ve, yok oldum... ben y-o-k-u-m!... o var... salınıp duruyor yokluğumun üzerinde... ipek bilmedi kozanın kendisi uğrunda feda edildiğini.. yaşananlar giyotine giden bir mahkumun acısı kadar dokunaklı... kaç kere ölüme koştum soluk soluğa.. yetişemedim yine de. pranga vurdum bu ömre.. azaplar verdim gecelerime.. yeşillerimi çiğnedim.. en deli halimle dualar ettim oysa.. nafile.., dibe vurdu tüm tedbirlerim. tarihleri yaktım.. tüm zamanlar aralık kadar acımasızdı çünkü.. soğuktu.. yalancıydı.. ve, sen... yusuf sandığım mütenezzil! nârevandın yüreğime... bilemedim! halime karalar bağladı, brindar akşamlar... kapılar kapandı, dünya kilitlendi üzerime. bîgirân ağrıdı bedir.. şüride hâl kaldı güneş, ay ve on bir yıldız... zaman zemheriydi.. katlime fermandı sessizlik.. yüreğime cellat... neden... ? neden kastettin muradıma?.. ne istedin yüreğimden... mor ufuklara demirlenmiş gözlerimden... şimdi parça parça ömrüm., haddi hesabı yok kanamaların.. seni yakup misali sevdiğim için suçluyum.. hatırladıkça saçlarıma esen rüzgarları, kıyameti kopuyor umutların... işte tam da burada, oylumlanan sorular ortasında.. her şey bitti derken... gökten dağlarıma kıvılcım ağar..en çok ağlamaklı sayıklamalar duyulur yatağımın tenhasında.. döküle döküle tütsülenmiş morlar kalır benden geriye... sen, inancın bekaretini bozandın... iki büklüm kılandın karanfilleri... yağmaladığın ben değil, yıllanmış baharlardı..., nevruzları kıskandıran.. gelip geçti işte... kalmadı senden yana hiçbir imge! ne ellerin de toprak kokusu.. ne gözlerin de kumru.. sen yusuf değildin ki... ben yanıldım.. yordum yüreğimi hiçliğine.. yordum yüreğimi kör kuyularının gizemine... vefasız kaldım kalbimin gerçek sahibine.. yüreğimi yormanın aşka vefasızlık olacağını unuta unuta.. ya sen.., uğruna kan ter içinde kaldığım! sana yakışan ne kaldı geriye..? hayır...! sonsuza kadar yut kelimelerini.. yok ol, varlığıma en uzak noktalardan bile... konuşursan, fütursuzluğuna lanet okuyacak arş-ı âlâ... çek git.. gönlümün ummanından... soluk aldığın her an ahım ulaşacak bedenine., çürüyeceksin... unutma! ahde borcun var.. onurunu zedelediğin her şeyin hesabı var... sorulacak bir bir.. hani nupelda masalı... hani.. yanarım. yanarım ki.., nasıl kırdıysan aşkın onurunu.. nasıl savurduysan çakır derelerden topladığım incileri.. nasıl ziyan ettiysen düşlerimin hasadını.. nasıl çaldıysan muradımın hikmetini... nasıl erittiysen yirmi bir yıldır kalbimde duran, yusuf yüzlü kartanemi... nasıl boynu bükük bıraktıysan gülşenimi.. nasıl öldürdüysen beni.... işte öyle.. işte öyle olasın.... aşkta kısas olmaz sanırdım... oysa.., yanıldım.. sen de ya-nı-la-cak-sın... . zaman: sene-i sûzan . yer: çah-ı yusuf . hâl: ah-ı derun Alıntı selam ve dua ile....
Apr. 15
|